https://www.facebook.com/tugce.tgc.39

:)

19 Ekim 2014 Pazar

Shakespeare Zorda, adını görünce dram bir oyun olduğu düşünülen ama izlenilince düşündürürken güldüren bir tiyatro oyunu.

Oyunun konusu şöyle; oyun, 1600'lü yılların oyuncuları ile günümüz oyuncularını aynı anda gösterir. Elizabeth Dönemi İngilteresinde Globe Tiyatrosu en görkemli çağını yaşamaktadır. Ancak, William Shakespeare'in tek işi oyun yazmak değildir. Kardeşi Judith sahneye çıkan ilk kadın olmak için, Lord Essex kraliçeyi devirmek için, Kempe; Hamlet'e bir soytarı sahnesi yazdırmak için uğraşmaktadır. Shakespeare Zorda'dır çünkü ilk kez kahraman olarak değil, ''canlı'' bir insan olarak sahneye çıkmıştır. Şahane tiratlar kaleme alan yazar, şimdi tüy kalemiyle kendine bir bıyık çizmek için mürekkep aramaktadır.



İYİ SEYİRLER

11 Ekim 2014 Cumartesi

Herkes İçin Postmodernizm, postmodernizmi farklı yaklaşımlarla ve karikatürlerle anlatan ilginç bir kitap. Dili çok sürüklemiyor ama sürekli yeni açıklamalarda bulunduğu için merak uyandırıyor.

Arka kapak yazısı; postmodernizm de ne? İşte size, içinde yaşadığımız yüzyılın kültürel koşullarını tanımlamakta kullanılan bu kafa karıştırıcı kavramın uzun bir özeti. Postmodernizm, aydınlanmadan, sanayi devriminden ve Marksizm’den kaynaklanan “modernite”nin çöktüğünü iddia ediyor. Yahudi soykırımından sonra ortaya çıkan bellek yitimi, Disneyland, siber-uzay, Fukuyama’nın “tarihin sonu” iddiası gibi garip fenomenleri içinde barındıran sanal bir “üst-gerçeklik” dünyasında, sürekli yenilenen çağdaş bir kültürde yaşıyoruz artık. Postmodernizmin sanat, teori ve tarih bileşenlerinin izini süren bu kitap, Foucault, Levi-Strauss, Barthes, Derrida, Lacan, Lyotard gibi postmodernizm idollerinin ortaya koyduğu temelleri (yapısalcılık, semiyotik, yapıçözümü) açıklıyor. Richard Appignanesi’nin parlak üslubu ve karikatürcü Chris Garratt’ın anlatım gücüyle dolu çizgileri; kitabı, postmodernizm denen aynalar galerisinde yolunu şaşırıp yorgun düşenler için önemli bir rehber haline getiriyor.



İYİ OKUMALAR

2 Ekim 2014 Perşembe

Felsefece Düşünmenin Yolları, J. M. Bochenski’nin felsefeye giriş tadındaki kitabı. Henüz bu kitabı okurken bile insanda sorgulama, merak belirtileri oluşuyor. Her şeyi olduğu gibi kabul etmektense sorgulamak gerektiği seziliyor. Felsefe ile hiç alakası olmayanların bile okuyup ufkunu genişletmesi açısından iyi bir kitap. Kesinlikle okunmalı.

Arka kapak yazısı: Yasa, Bilgi, Doğruluk, Değer, İnsan, Varlık, Toplum, Mutlak... Bu başlıklar felsefe dediğimiz düşünsel uğraşın en temel sorunları. Bochenski'nin Felsefece Düşünmenin Yolları adlı kitabı işte bu temel sorunları ve bu sorunların tarih boyunca nasıl işlendiğini karşıt görüşleri yan yana getirerek tanıtıyor bize. Felsefece Düşünmenin Yolları bir çırpıda okunabilecek bir kitap olmasına karşın okuyucuya uzun ve zahmetli bir yolun, felsefenin kapılarını açıyor; yalnızca kimi görüşlerine değinerek tanıttığı filozofların yapıtlarına, dünyalarına yönlendiriyor onu, böylece okumasını, daha da önemlisi düşünmesini, okuyarak düşünmesini, düşünerek okumasını istiyor ondan.



İYİ OKUMALAR

28 Eylül 2014 Pazar

Bürokratlar 1, Erhan BENER’in gezgin bürokratlar, kalem efendileri ve bürokrat yurt dışında kısımlarından oluşan ilginç bir kitap. Türkiye’de ve Dünya’da bürokrasinin nasıl işlediğini ya da işlemediğini gerçekten bilmediğimiz yönleriyle anlatan bu kitabı okumak hem bazı gerçekleri daha rahat görebilmek hem de iyi zaman geçirmek açısından idealdir. Erhan BENER’in rahat dili okumayı zevkli hale getirirken anlattığı ilginç, komik olaylar da kitabı sürükleyici yapıyor. Öyle komik anıları var ki kitabı okurken kahkaha attığım zamanlar oldu, böyle bir kitabı okurken okuyucuya kahkaha attırmak önemlidir diye düşünüyorum.


İYİ OKUMALAR

15 Eylül 2014 Pazartesi

Rango, hayat dersi veren ve herkesin içinde bir kahramanın yaşadığını kanıtlayan harika bir animasyon.

Filmin konusu şöyle; film sıradan ev hayatı yaşamaktan bunalıma girmiş bukalemun Rango'nun başına gelen hikayeleri anlatıyor. Rango bu yaşamdan kaçarken kendini birden gözüpek kanunsuzların eşkıyaların olduğu bir kasabada bulacaktır. Rango bu kasabada rol yaptığı şerif rolüne uyum sağlamaya çalışır ve kasabanın yıllardır beklediği umudu olmayı başarır. Fakat kendini bekleyen ürkütücü karakterlerden haberi olmasa da zamanla kasabanın kahramanı olmayı başarır.




http://www.hdfilmizlebe.com/rango-2011-izle.html



İYİ SEYİRLER
Bazıları Sıcak Sever, Some Like It Hot, bir Marilyn Monroe filmi ve inanılmaz komik ve eğlenceli bir film. Filmi izlerken bütün sıkıntı ve dertlerini unutup neşeleniyor insan.

Filmin konusu şöyle; Joe (Curtis) ve Jerry (Lemmon), iş aramakta olan zor durumdaki iki müzisyendir. ABD'de sıkı bir alkol yasağının uygulandığı bu günlerde, Saint Valentine's Günü Katliamı (1929) olarak bilinen ve yedi kişinin ölümüyle sonuçlanan çeteler arası bir çatışmaya tanık olurlar. Katliamı yapan ve geride tanık bırakmak istemeyen 'Spats' Columbo ve adamları onları öldürmek üzereyken polislerin gelmesinden faydalanıp kaçarlar. Kılık değiştirerek kasabayı terk etmeye karar veren ikili, kadın kılığına girip tamamen kızlardan oluşan bir orkestraya katılmayı başarır. Bir tren dolusu genç kızla Florida'ya doğru yataklı trenle yola çıktıklarında artık isimleri Josephine ve Daphne'dir. Trende tanıştıkları ve orkestrada şarkı söyleyip kitara çalan Polonya asıllı "Sugar Kane"'e (Monreo) ilk görüşte âşık olurlar. Sugar Kane ise Florida'da zengin bir milyoner bulup onunla evlenmeyi hayal etmektedir. Florida'ya geldikten sonra bir otele yerleşirler. (Florida'da geçen sahneler aslında California'da çekilmiştir.) Joe (Curtis), orkestradan arta kalan ve kadın kılığında olmak zorunda olmadığı zamanlarda Sugar Kane'e kendisini Shell Oil'in varisi bir milyoner olarak tanıtır ve onu elde etmeye çalışır. Gerçek bir milyoner olan Osgood Fielding III ise Daphne adlı bir kadın sandığı Jerry'ye (Lemmon) âşık olmuştur. Jerry erkek olduğunu saklamak zorunda olduğundan durumu idare eder. Osgood bir gece onu yatında yemeğe çağırır. Joe onu, Osgood'u yattan uzak tutması ve kendisinin de yata Sugar Kane'i götürmesi konusunda ikna eder. Jimmy, Osgood'u bir otele dans etmeye götürürken, Joe da milyoner olduğuna inandırmak istediği Sugar Kane'i boş kalan yata götürür. Osgood Daphne'yle nişanlanmak ister ve bir an için onun bir milyoner olduğunu düşünüp heyecanlanan Daphne bu teklifi kabul eder. İtalyan Operası'nın Dostları adlı bir konferansa katılmak için otele gelen ve aslında Joe ve Jimmy'nin peşinde olan gansterler görür görmez onları tanırlar. Art arda meydana gelen pek çok karışıklık ve kovalamacadan sonra Jerry, Joe, Osgood ve Sugar Osgood'un yatına kaçarlar. Bu sırada gerçeği anlayan Sugar, Joe'ya milyonere değil ona âşık olduğunu söyler. Bu sırada Jimmy de Osgood'a onunla evlenemeyeceğini anlatmaya çalışmaktadır. Osgood onu anlamayıp karşı çıktığında ise peruğunu çıkartıp aslında bir erkek olduğunu göstermek zorunda kalır.





İYİ SEYİRLER

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Esaretin Bedeli, The Shawshank Redemption, filmi hakkında söyleyeceğim ilk şey mükemmel bir film olduğudur. Hayatımızda ufak tefek haksızlıklara uğradığımızda nasıl da kızıyoruz, intikam almak istiyoruz peki ya bu haksızlık bizden yıllarımızı, işimizi, eşimizi; hayatımızı alırsa… İşte o zaman umudumuzu hiçbir zaman kaybetmeden, yaptığı işin en iyisini yaparak ve her zaman şartları zorlayarak o durumdan çıkmaya çalışmak gerekiyor. Gerçek bir hayat dersi…

Filmin konusu şöyle; başarıdan başarıya koşan Andy Dufresne bankada çalışmaktadır. Çok sevdiği karısı Andy Dufresne’yi aldatır. Karısını çok sevdiği için üzülmektedir. Kendisini dış kapının dış mandalı gibi hisseden Andy karısını ve sevgilisini öldürmek için harekete geçer ama o gece sarhoş olduğu için bir yerde sızar. Andy sabah uyandığında eşinin ve karısının öldürülmüş olduğunun haberini alır. Başkası tarafından işlenen cinayet Andy’nin üzerine yıkılmıştır. Andy kendisini aklamak için her şeyi yapacaktır ama önce gitmesi gereken Shawshank (hapishane) a doğru yolculuk başlar.








İYİ SEYİRLER